Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu



Horlama, yorgun uyanmanıza ve gün boyu bunalmış hissetmenize neden olabilecek bir sorundur. Nedenleri farklı olabilir, ancak sonuç aynıdır: Hem horlayan kişiyi hem de çevresindekileri etkiler.


Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu

Horlama oldukça yaygındır. Bazı durumlarda, horlama tedavisi için bir doktora görünmeniz gerekir, ancak bu horlama sizi çok sık rahatsız etmiyorsa, ipuçlarıyla ondan kurtulmayı deneyebilirsiniz.

Uyku sırasında yumuşak damak ve küçük dil gevşer, hava yolu daralır ve nazofarenksten geçen hava akımı azalır. Yumuşak dokuların titreşimleri nedeniyle horlama adı verilen hırıltı veya ıslık sesi üretilir. Hava girişinin ne kadar sınırlı olduğuna bağlı olarak şiddeti değişebilir. Horlama erkeklerde, kadınlardan daha yaygındır ve durum yaşla birlikte daha da kötüleşebilir.

Bazen horlama ile birlikte uyku apnesi de görülür, solunum önemli ölçüde yavaşlar veya 10 saniyeden fazla bir süre boyunca tamamen kaybolur. Bu anda, hava akışı normalin yüzde 90’ı kadar azalır. Uyku apnesi, acil tedavi gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur.

Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu #1

HORLAMA NEDENLERİ

Horlamanın nedenleri hem fizyolojik özellikler hem de çeşitli hastalıklar olabilir:

– Soğuk algınlığı ve alerjiler, burun tıkanıklığına ve boğazda şişmeye neden olur, bu da nefes alma sırasında hava akışını engeller.

– Bademcikleri büyümüş kişiler genellikle hafif horlar.

– Boyundaki fazla yağ, yatarken hava yolunu daraltır. Fazla kilo horlamanın başlıca nedenleri arasındadır.

– Çocuklarda horlamaya genellikle bademcikler ve geniz eti büyümesi neden olur.

– Nazal septumun eğriliği.

– Üst solunum yollarının kronik hastalıkları.

– Uygunsuz yastık.

– Yatak odasındaki çok kuru hava.

– Hormon seviyelerinde değişiklik.

– Alkol ve sigara kullanımı.

– Uyku hapı kullanımı.

– Gebelik.

Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu #2

HORLAMA NASIL DURDURULUR?

Horlama ile mücadele etmenin birkaç yolu vardır:

Kilonuzu Normalleştirin

Bu, horlamanıza neden olabilecek boynunuzun boyutunu küçültmeye yardımcı olacaktır. Bir uzmana danışarak kilo vermenin rahat bir yolunu seçmek önemlidir. Toplam kalori alımınızı azaltmak, daha sağlıklı yiyeceklere geçmek ve daha küçük porsiyonlar yemek ve ayrıca düzenli olarak egzersiz yapmanız gerekir.

Sırtüstü Yatmayın

Sırtüstü uyumak bazen dilin boğazın arkasına doğru batmasına neden olur ve bu da hava akışını kısmen engeller. Yan yatarak uyumak, havanın nazofarenkse serbestçe girmesine izin verir ve horlamayı azaltır veya durdurur.

Yatağın Başını Kaldırın

Daha yüksek bir yastık kullanırsanız veya yatağın başını yaklaşık 10 cm yükseltirseniz, hava solunum yoluna daha rahat girebilir.

Alerjileri Tedavi Edin

Alerjiler, burundan hava akışını azaltabilir, bu nedenle ağzınızdan nefes almanız gerekir. Bu horlama riskini artırır. Mukozal şişliği giderebilecek alerji ilaçları konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Kemik Eğriliğini Düzeltin (Nazal Septum Deviasyonu)

Bazı insanlar, eğri bir nazal septum veya burundan nefes almayı zorlaştıran bir bozukluk ile doğar. Bundan dolayı uykuda ağızdan nefes almaya geçiş olur, bu da horlamaya neden olur.

Alkol Kullanımını Bırakın

Alkol, farenksin kaslarını güçlü bir şekilde gevşetir ve horlamanın gelişmesine yol açar. Bu durumu önlemek için alkol alımını tamamen bırakın. Unutamyın; alkolün sağlıklı bir dozu yoktur.

Yatmadan Önce Sakinleştirici Almayın

Bazı reçeteli sakinleştirici ilaçlar da kasları gevşeterek horlamaya neden olabilir. İlacı başka bir zamana ertelemek için bir doktora danışmak gerekir.

Sigarayı Bırakın

Sigara içmek, solunum yollarında horlamaya yol açan kronik travma da dahil olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açan bir alışkanlıktır. Çeşitli tıbbi araçlar kullanarak bu bağımlılıktan kurtulma olasılıklarını doktorunuzla konuşun.

Uykunuzu Alın

Günde en az 7 ila 9 saat gece uykusu şarttır. Ayrıca düzenli bir uyku programı oluşturmak gerekir. Her gece aynı saatte uyumak ve sabah aynı saatte uyanmak önemlidir.

Tedaviye Başvurun

Burun mukozasının şişmesinden kaynaklanan hafif horlama için doktorunuz yatmadan önce kullanılacak bir burun spreyi reçete edebilir. Özel bir ağız koruyucu da yardımcı olabilir. Geceleri ağza yerleştirilmelidir. Çeneleri doğru pozisyonda tutmaya yardımcı olur, böylece serbest hava akışına izin verir.

CPAP tedavisi de yardımcı olabilir. CPAP, sabit pozitif hava yolu basıncını koruyan bir cihazdır. Yatmadan önce burun ve ağza sürekli hava akımı sağlayan bir cihaza bağlı özel bir maske takılır. Burun deliklerine giren hava basıncı, solunum yollarının açık kalmasına yardımcı olur, böylece solunum bozulmaz.

Cerrahi müdahaleler de gerekli olabilir. Somnoplasti, üst solunum yolundaki veya boğazın arkasındaki yumuşak dokuyu azaltmak için yapılan işlemdir. Bademciklerin alınması da yardımcı olabilir. Ayrıca yumuşak damak cerrahisi de horlamayı önleyebilir.

Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu #3

HORLAMA NEDEN SAĞLIĞINIZ İÇİN TEHLİKELİ OLABİLİR?

Daha önce horlama çoğu insan için zararsız bir alışkanlık olarak görülüyordu, ancak son zamanlardaki bilimsel araştırmalar, farenks kaslarının titreşim hasarının bir sonucu olarak ortaya çıkan olumsuz belirtiler gösteriyor. Titreşim hasarı, sürekli horlama ile meydana gelen farenks duvarlarındaki dalgalanmaların bir sonucudur, bunun sonucunda hücreler arasında bir boşluk ve aralarında sıvı birikmesi ortaya çıkar. Sonuç olarak, dokular kalınlaşır ve kas tonusu bozulur, bu da farenks ve yumuşak damak duvarlarının daha fazla uyum sağlamasına, horlamanın artmasına ve normal solunum fizyolojisinin bozulmasına yol açar.

Uyku apnesi veya diğer bir adıyla obstrüktif uyku apne sendromu, uyku sırasında tekrarlayan apne ve hipopne ataklarının eşlik ettiği bir belirtiler kompleksidir. Apne ve hipopne, normal solunum düzeninde, uyku kalitesinin bozulmasına ve beynin oksijen açlığına yol açan değişikliklerin belirtileridir. Apne sırasında göğüs hareketleri devam eder, ancak akciğerlere hava girmez. Tekrarlayan apne ve hipopne atakları nedeniyle sürekli uyanmaların bir sonucu olarak, vücut üzerinde bir takım olumsuz etkilerin eşlik ettiği uyku bölünmesi meydana gelir.

Kronik oksijen açlığının zararlı etkisi ve uzun süreli uyku apnesinin yol açabileceği geri dönüşü olmayan sonuçlar göz önüne alındığında, uyku sırasında solunum bozukluklarının belirtileri olduğunda bir doktora danışılmalıdır. Bu belirtiler nefes almada kesinti veya duraklamalar, duraklamalarla birlikte yüksek sesle horlama, ardından keskin bir nefes, huzursuz uyku olabilir. Bütün bu belirtiler dışarıdan görülebilir. Ayrıca, uyku apnesi yaşayan kişi, gündüz aşırı uyku hali, sabahları yorgunluk, baş ağrısı, hafıza ve performans azalması yaşayabilir. Aşırı durumlarda, çalışırken veya araba kullanırken uyuya kalabilirsiniz. Bu gibi durumlarda, uzman tavsiyesi gereklidir.

Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu #4

HAMİLELİKTE HORLAMA NASIL DURDURULUR?

Hamilelik, uyku sırasında horlama ve solunum problemlerinin bilinen bir nedenidir. Hamilelik sırasında, damar duvarlarının düz kaslarının gevşemesine yol açan aktif hormonal değişiklikler meydana gelir. Özellikle yatarken burun mukozasının şişmesine neden olarak burundan nefes almada güçlük ve horlamaya neden olabilirler. Ayrıca, hamilelik sırasında hava yolunun daralmasına ve sırtüstü pozisyonda solunumun kötüleşmesine yol açan kilo alımı ve boyun çevresinde bir artış yaşanır. Şu anda hamilelik sırasında horlamayı ortadan kaldırmak için özellikle bir tedavi yoktur. Ana öneriler kilo alımını kontrol altına almak, başınız yüksekte sol tarafta yatar pozisyonda uyumak, burun tıkanıklığını tedavi etmek ve uyku hijyenini korumaktır. Zor durumlarda CPAP tedavisi önerilir.

Horlamayı durdurmanın 10 etkili yolu #5

BİR ÇOCUK HORLAMAYA BAŞLARSA NE YAPMALI?

Çocuklarda horlama genellikle geniz eti ve bademciklerin büyümesi ile ilişkilidir. Genellikle 3 ila 6 yaşları arasında bu organlar maksimum boyutlarına ulaşır. Horlama, çocuklarda yetişkinlere göre daha iyi tedavi edilir ve çoğu durumda ilaç tedavisi uygundur.

Horlama 2 ila 3 haftadan uzun süre devam ederse, geniz eti ve bademcik kontrolü için bir KBB doktoruna danışmalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir